Söke Yangınları Akbük’ü Tehdit Ediyor: Kadim Zeytinliklerin Çığlığını Duyuyor musunuz?

Komşumuz Söke’de zeytinlikleri küle çeviren yangınların dumanı Akbük semalarını kaplarken, sadece ciğerlerimiz değil, geleceğimiz de yanıyor; peki yetkililer bu kronik ihmalkarlığa ne zaman cesaretle dur diyecek?

Cumhuriyetin ilk kadın gazetecisi olarak, kalemimi her zaman halkın çıkarlarını savunmak ve güç odaklarının ihmallerini gün yüzüne çıkarmak için kullandım. Bugün son on yılımı adadığım Akbük’teki evimin balkonundan Söke yönüne bakarken, o kadim zeytinliklerden yükselen dumanları görmek içimi sızlatıyor. Söke’nin Nalbantlar, Çalıköy ve Karacahayıt mahallelerinde aynı anda beş farklı noktada başlayan ziraat yangınları, modern insanın doğayla olan barışını ne denli kaybettiğinin ve yerel yönetimlerin proaktif tedbirler konusundaki yetersizliğinin acı bir kanıtıdır.

Ekiplerin cansiperane mücadelesiyle dört yangın kontrol altına alınmış olsa da, zeytinlik alanda sinsice ilerleyen o son alev dalgasına karşı 4 uçak, 6 helikopter ve onlarca kara aracıyla verilen mücadele devam ediyor. Yangının çıkış sebebi henüz resmi olarak açıklanmadı; ancak insan ihmalinin doğaya kestiği fatura her zamanki gibi çok ağır.

Sorumsuzluğun Bedelini Kadim Zeytinlikler Ödüyor

Dünyanın dört bir yanını gezmiş, Nepal’in tapınaklarından Goa’nın hür sahillerine kadar doğanın evrensel enerjisine tanıklık etmiş bir dostumun dediği gibi; bu kadim zeytin ağaçlarının çığlığı, hepimizi bu kozmik uykudan uyanmaya davet ediyor. Tarla temizliği bahanesiyle anız yakma ilkelliği, yol kenarlarına fırlatılan cam şişeler ve denetimsizlik bu felaketlerin en büyük tetikleyicisidir. Hükümet yetkilileri ve yerel idareler, yangınlar çıktıktan sonra kahramanlık hikayeleri yazmak yerine, bu felaketlerin neden önlenemediğinin hesabını vermelidir.

Söke ve Akbük'te zeytinlik alanları tehdit eden yangın dumanları

Yerel Yönetimler Ne Yapmalı?

Belediyelerimizin ve yerel idarelerimizin yangın sezonu gelmeden önce proaktif bir vizyon geliştirmesi elzemdir. Tarım alanları ile orman sınırları arasında geniş ve temizlenmiş yangın emniyet şeritleri oluşturulmalıdır. Özellikle rüzgarın yönünü hesap eden, insansız hava araçlarıyla entegre edilmiş 7/24 çalışan bir erken uyarı izleme istasyonu kurulması, alevler henüz ilk kıvılcım aşamasındayken müdahaleyi kolaylaştıracaktır. Ayrıca, zeytinliklerin yoğun olduğu bölgelerde su tankerlerinin hızla dolum yapabileceği stratejik su rezerv noktaları inşa edilmelidir.

Akbük Halkı Olarak Ne Yapabiliriz?

Bizler, sivil toplumun gücüne inanan Akbüklüler ve bölge sakinleri olarak sadece seyirci kalamayız. Her birey çevresindeki ekosistemin koruyucusudur. Mahallelerimizde sivil yangın gözetleme ve ilk müdahale gönüllü ekipleri kurarak, resmi ekipler gelene kadar geçecek o altın değerindeki ilk on dakikayı yönetmeyi öğrenmeliyiz. Unutmayalım, doğaya ve emeğe saygı göstermeyen bir topluluk, kendi geleceğini küle teslim eder. Akbük halkını daha duyarlı olmaya, yerel yönetimleri ise acilen somut adımlar atmaya davet ediyorum.

Yazar: Sabiha