Didim’in Mama Tesisi: Sokaklar Neden Boş, Canlar Nerede?

Vedo, Didim Belediyesi’nin yeni mama tesisini kutlarken, Akbük sokaklarından kaybolan can dostların akıbetini sorguluyor. Mama var, peki hayvanlar nerede? Vicdan ve şeffaflık çağrısı.

Didim Belediyesi’nin sokak hayvanları için mama üretim tesisi onayı alması, ilk bakışta yüreklere su serpse de, Akbük’ün sokaklarından birer birer eksilen can dostlarımızın akıbeti, Vedo’nun eski hippi ruhunda derin bir düğüm oluşturuyor. Bu mamalar kime, hangi ‘mutlu’ cana gidecek, orası meçhul bir Kathmandu sis perdesi ardında…

Yıllar evvel sırt çantamı alıp Goa sahillerinden Nepal’in mistik dağlarına, Katmandu’nun tozlu sokaklarına uzanan o kadim yollarda, her canlının yaşam hakkına olan saygıyı iliklerime kadar hissetmiştim. Şimdi Didim’de, Akbük’ün o sakin koylarında, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün onayladığı bir mama üretim tesisinin haberini okuyunca, içimde bir yerlerde hem bir umut çiçeği açtı hem de eski bir dostun kayboluşu gibi bir hüzün çöktü. ‘Can dostlarımızın mutluluğu için üretiyoruz!’ diyorlar, pekala, bu güzel niyetin altını dolduracak samimiyet nerede?

Didim Akbük sokak hayvanları ve mama üretim tesisi tartışması, Vedo


Belediyemiz gururla duyuruyor ki, tesisimiz artık Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan resmi onaylı bir yem işletmesi. Kedi ve köpek maması üretecekmişiz, kendi imkanlarımızla. Ne âlâ! Lakin, Akbük’ün sokaklarında, Hatice Hanım’ın kuru ekmek topladığı köşelerde, o neşeli pati sesleri neden azaldı? Teraslardan tüfekle vurulanlar, bir gecede sessizce ‘alınıp’ götürülenler, hatta canlı canlı toprağa gömüldüğü iddia edilen o masum bakışlar… Bu mama, hangi karnı doyuracak, hangi ruhu teskin edecek diye sormadan edemiyor bu ihtiyar gazeteci yüreğim.

Didim Akbük sokak hayvanları ve mama tesisi tartışması hakkında Vedo'nun gözlemleri

Sorun Tespiti

Evet, bir mama tesisi kurmak, hele ki resmi onay almak, takdire şayan bir çaba gibi duruyor kağıt üzerinde. Ama gelin görün ki, sokaklarımızdaki gerçeklik, bu parlak tablonun oldukça dışında seyrediyor. Akbük’te, yıllardır bizimle omuz omuza yaşayan, mahalleye neşe katan, hatta bizden daha ‘yerleşik’ olan o can dostlarımızın birçoğu artık yok. Komşularımızın beslediği, göz kulak olduğu köpekler birer birer ortadan kayboldu. Kimisi ‘barınağa alındı’ deniyor, kimisi hakkında daha da ürkütücü rivayetler dolaşıyor. Eğer bu mamalar barınaklarda ölüme mahkum edilmiş, dört duvar arasına hapsedilmiş canlara verilecekse, bu ‘mutluluk’ kimin mutluluğu olacak?

Didim Akbük sokak hayvanları ve mama tesisi üzerine Vedo'nun yorumları

Bu durum, sadece bir mama meselesi değil, bir vicdan ve şeffaflık meselesi. Bir yandan ‘üretim gücümüzle yanlarındayız’ derken, diğer yandan canların yaşam alanlarından koparılması, hatta daha kötüsü, onlara yapılan muamele hakkında dolaşan fısıltılar, Vedo’nun 70 yıllık hayat tecrübesinde gördüğü en acı tezatlardan biri. Evrenin bize emanet ettiği bu varlıklara reva görülen bu muamele, hangi ‘daha güzel Didim’ hayaline hizmet eder?

Yerel Yönetim Ne Yapmalı?

Sevgili yerel yöneticiler, bu ihtiyar Vedo’nuzdan size birkaç naçizane tavsiye: Öncelikle şeffaflık! Nereye götürüldü bu canlar, hangi koşullarda yaşıyorlar, neden sokaklardan toplandılar? Bu soruların cevabını Akbük halkına, Didim halkına açıkça, dürüstçe verin. İkincisi, ‘yakala-kısırlaştır-aşıla-yerine bırak’ prensibinden asla sapmayın. Bu, hem bilimsel hem de etik olarak kanıtlanmış en doğru yöntemdir. Üçüncüsü, sivil toplum örgütleriyle, hayvanseverlerle gerçek anlamda iş birliği yapın. Onların tecrübesi ve gönüllü enerjisi, sizin ‘üretim gücünüzden’ çok daha kıymetli olabilir. Barınaklarınızı bir hapishane değil, geçici bir sığınak, bir rehabilitasyon merkezi haline getirin. Ve son olarak, şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans gösterin. Bir canlının yaşama hakkını elinden almak, onu incitmek, evrensel enerjiye karşı işlenmiş en büyük günahtır.

Didim Akbük sokak hayvanları ve mama tesisi süreci Vedo anlatımı

Halk Olarak Ne Yapabiliriz?

Ey Akbük’ün ve Didim’in güzel insanları! Bu mesele sadece belediyenin değil, hepimizin meselesi. Öncelikle gözümüzü dört açalım. Sokaklarda yaşayan can dostlarımızın akıbetini takip edelim. Herhangi bir kötü muamele, şüpheli bir durum gördüğümüzde, çekinmeden ilgili mercilere bildirelim. Sivil toplum örgütlerine destek olalım, gönüllü çalışmalara katılalım. Kendi kapımızın önündeki cana bir kap su, bir kap mama koymaktan imtina etmeyelim. Unutmayın, merhamet bulaşıcıdır ve evrenin en güçlü enerjilerinden biridir. Bir araya geldiğimizde, o eski hippi ruhuyla, sevgi ve saygıyla, her zorluğun üstesinden gelebiliriz. Çünkü ‘Daha Güzel Bir Didim İçin’ demek, sadece insan için değil, tüm canlılar için adalet ve merhamet demektir.


Source: https://www.facebook.com/didimbld/posts/pfbid02hGqvA82Rz143gskhhkobzrCvpT3VUuLrFXNp3zJzpsmqhdB52ADTNkLcah1Qi9WBl