Akbük’ün Geleceği İçin Yeşil Vizyon: Sadece Bir Ziyaret Mi, Yoksa Ortak Akıl Arayışı Mı?

Didim Belediyesi’nin Akbük ziyaretini kent plancısı İlhan değerlendiriyor. Mahalle sakinlerinin katılımı, yeşil alanların korunması ve Akbük’ün sürdürülebilir geleceği için önemli sorular.

Kent plancısı ve sosyal bilimci kimliğimle, yerel yönetimlerin halkla iç içe yürüttüğü çalışmaları her zaman takdir etmişimdir. Ancak Akbük Mahallesi’nde Didim Belediyesi’nin gerçekleştirdiği son saha ziyareti, mevcut durum tespiti ötesinde, mahalle sakinlerinin beklentilerini ve kentin geleceğini kapsayıcı bir vizyonla ele alma fırsatını tam olarak değerlendirip değerlendirmediği sorusunu akla getiriyor. En doğru planlar, masa başında değil, Akbük’ün sokaklarında, sakinlerinin gerçek nefesiyle, onların katılımıyla şekillenir; aksi takdirde “iş yapıyor görüntüsü” olmaktan öteye geçemez.

Geçtiğimiz günlerde Didim Belediyesi ekipleri, Akbük Mahallesi’nde önemli bir saha ziyareti gerçekleştirdi. Bu ziyaret kapsamında, planlanan çalışmaların yapılacağı alanlar ve hâlihazırda devam eden uygulamalar yerinde incelendiği belirtildi. Ancak bu tür ziyaretlerin gerçek değeri, şüphesiz mahalle sakinleriyle kurulacak doğrudan, kapsayıcı ve şeffaf temasla ortaya çıkar. Edindiğimiz bilgilere göre, bu ziyaret sırasında Akbük halkının tamamının bilgilendirilmediği ve geniş katılımlı bir toplantı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa kent planlamasının temelini oluşturan katılımcı yaklaşımlar, bir kentin ruhunu en iyi o kentte yaşayanların hissetmesiyle mümkün olur. Halkın dertlerini dinlemek, sadece bir “görev” değil, aynı zamanda bir “sorumluluk”tur.

Katılımcı Planlama: Akbük İçin Sürdürülebilir Gelişimin Göz Ardı Edilen Anahtarı

Cumhuriyet dönemi bölge planlama stratejilerinden bu yana, yerel yönetimlerin en büyük sınavlarından biri, merkezi kararlar ile yerel ihtiyaçları dengelemektir. Didim Belediyesi’nin Akbük Mahallesi’ndeki bu ziyareti, bu dengeyi sağlama yolunda atılmış potansiyel bir adım olsa da, katılımcılığın sınırlı kalmasıyla önemli bir fırsatın kaçırıldığı düşünülmektedir. Mahalle sakinlerinin doğrudan sürece dahil edilmesi, planların sadece teknik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel boyutlarının da güçlenmesini sağlar. Kentin gelişiminde halkın sesine gerçekten kulak vermek, planların sahada uygulanabilirliğini ve kalıcılığını artırır. Bu, sadece bir projenin hayata geçirilmesi değil, aynı zamanda Akbük’ün sosyal dokusunun güçlendirilmesi anlamına gelir ki bu da ancak geniş katılımla mümkündür.

Didim Belediyesi Akbük saha ziyareti ve kent plancısı yeşil vizyon çalışması

Akbük’ün Geleceği: Yeşil Alanlar ve Yaşanabilir Çevre Odaklı Bir Yaklaşım Nasıl Gerçekleşecek?

Bir kent plancısı olarak, her zaman betonlaşmanın değil, yeşilin ve peyzajın önemini vurgulamışımdır. Akbük gibi doğal güzellikleriyle öne çıkan bir mahallede, planlanan çalışmaların ve devam eden uygulamaların özellikle yeşil alanları koruma ve artırma yönünde olması elzemdir. Kentin nefes almasını sağlayan parklar, bahçeler ve kıyı şeritlerindeki doğal doku, Akbük’ün kimliğini oluşturur. Peyzaj düzenlemeleri, sadece estetik bir görünüm sunmakla kalmaz, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede, biyoçeşitliliğin korunmasında ve mahalle sakinlerinin sosyal yaşam kalitesini artırmada kritik bir rol oynar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir Akbük bırakmak için, her adımda yeşil dokuyu merkeze almalıyız. Ancak bu vizyonun başarılı olabilmesi için, Akbük halkının bu planlara dair görüşlerinin alınması ve onların bu sürece dahil edilmesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde, en iyi niyetli yeşil projeler bile toplumsal karşılığını bulmakta zorlanacaktır.

Didim Akbük mahallesi yeşil vizyon kent planlama saha ziyareti Didim Belediyesi yetkilileri.

Kent Tarihinden Dersler: Akbük İçin Kapsamlı Bir Vizyon ve Eksik Halk Katılımı

1970’lerden sonra Ankara ve İzmir gibi büyükşehir belediyelerine verdiğim danışmanlıklarda da hep dile getirdiğim gibi, bir kentin geleceğini planlarken onun tarihini, gelişim dinamiklerini ve sosyal yapısını göz ardı edemeyiz. Akbük, kendine özgü bir tarihe ve kültürel mirasa sahiptir. Yapılacak her yeni uygulama, bu mirasla uyumlu olmalı ve kentin özgün kimliğini zedelememelidir. Sadece altyapı projeleri değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması, yerel ekonominin desteklenmesi ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi de kapsamlı bir kent planlamasının parçasıdır. Bu bütüncül yaklaşım, Akbük’ü sadece fiziksel olarak değil, sosyal ve kültürel açıdan da zenginleştirecektir. Ancak bu zenginleşme, ancak ve ancak Akbük’ün tüm paydaşlarının, özellikle de sakinlerinin aktif katılımıyla anlam kazanır. Tek taraflı ziyaretler, bu derinliği yakalamakta yetersiz kalabilir.

Didim Belediyesi Akbük saha ziyareti ve kent plancısı gözüyle yerel planlama çalışmaları.

Sürdürülebilir Bir Akbük İçin Ortak Akıl Nerede Başlar?

Didim Belediyesi’nin “en doğru planlar, halkımızla aynı sokakta yürürken şekilleniyor” prensibi, aslında katılımcı ve sürdürülebilir kent planlamasının özünü yansıtmaktadır. Ancak bu prensibin sadece bir söylem olmaması, eyleme geçirilmesi gerekmektedir. Akbük’ün geleceği, yerel yönetimin vizyonu ile mahalle sakinlerinin deneyim ve beklentilerinin gerçek bir diyalog içinde harmanlanmasıyla inşa edilecektir.

Didim Belediyesi'nin Akbük Mahallesi'ndeki saha ziyareti ve yeşil kent vizyonu çalışması.

 Bu ortak akıl, Akbük’ü daha yeşil, daha yaşanabilir ve kimliğine uygun bir kent haline getirecek en güçlü araçtır. Ancak bu ortak akıl, sadece “iş yapıyor görüntüsü” ile değil, halkı gerçekten dinleyerek, onların endişelerini ve önerilerini dikkate alarak oluşturulabilir. Unutmayalım ki, her bir ağaç, her bir park, her bir ortak yaşam alanı, Akbük’ün geleceğine yapılan en değerli yatırımdır; ancak bu yatırımların kalıcılığı, halkın sahiplenmesiyle mümkündür.


Source: https://www.facebook.com/didimbld/posts/pfbid0uV48qmWpdSpFcGfBXoJT7Ba2wYiMjfdtqxvwBV5dGxAf2aPwzijzuibjZMnDYumZl