Akbük’ün Can Dostları Neden Sessiz Çığlık Atıyor?

Akbük’ün sokaklarında yaşam mücadelesi veren can dostlarımızın dramı Vedo’nun kaleminden. Yerel yönetim ve halk olarak sorumluluklarımız neler? Coda Care’in evrensel sevgisiyle…

Akbük’ün bu yaz sıcağında, hani derler ya, ‘Goa’da bile ruhum bu kadar terlememişti,’ işte öyle bir temmuz günüydü. Gönüllü dostlarımızın cansiperane çabalarıyla hayata tutunmaya çalışan o gözleri mahzun sokak köpeklerini gördüğümde, gençlik yıllarımda Nepal’in o mistik dağ köylerinde, Katmandu’nun rengarenk sokaklarında karşılaştığım kadim bilgelik fısıltıları yeniden kulaklarımda yankılandı: ‘Her can bir evrendir.’ Bu canların sessiz çığlıkları, sadece kulaklarımızı değil, kalplerimizi de delip geçmeli; zira onların hikayeleri, aslında bizim insanlık sınavımızın ta kendisi.

Akbük sokak köpekleri ve gönüllülerin yaşam mücadelesi

29 Temmuz Çarşamba günü Akbük’ü saran kavurucu sıcaklara inat, hayvansever gönüllülerimiz can dostlarımız için adeta bir mesai harcadı. Her gün olduğu gibi, bu zorlu havada da patili yoldaşlarımızın yanında oldular, onlara sevgiyle yürüyüşler yaptırıp içlerindeki o masum neşeyi yeşertmeye çalıştılar. Lakin bu yüce gönüllü çabalar, binlerce canın ruhunda açılan derin travmayı, maruz kaldıkları o acımasız terk edilmişliği ve kötü muameleyi tamamen sarmaya ne yazık ki kafi gelmiyor.

Akbük'te yaz sıcağında yaşam mücadelesi veren sokak köpekleri ve gönüllüler

Akbük’ün Sessiz Bekleyişi: Gözleri Mahzun Canların Dramı

Akbük’ün sokaklarında ve barınaklarında yaşam mücadelesi veren her bir köpeğin arkasında, yürek burkan bir hikaye, bir travma yatıyor. Gönüllüler, bu canların her birinin insana olan güvenlerini yeniden inşa etmekte ne denli zorlandıklarını, içlerindeki o masumiyeti nasıl korumaya çalıştıklarını yakından gözlemliyor. “Onlar bu dünyaya gelmeyi kendileri istemediler ve kesinlikle bu şekilde muamele görmeyi hak etmediler,” sözleri, sadece bir serzeniş değil, aynı zamanda toplum vicdanına yöneltilen keskin bir eleştiri. Zira her bir canın gözlerindeki o hüzün, aslında bizim aynadaki yansımamız.

Akbük'te yaşam mücadelesi veren sokak köpekleri ve gönüllüler.

Sınır Tanımayan Sevgi: Gönüllülerin Fedakarlığı ve Evrensel Çağrı

İşte bu noktada, Didim’de yaşayan o ‘expat’ dostlarımızın kurduğu Coda Care of Didim Animals gibi pırıl pırıl oluşumlar, bize insan olmanın evrensel bir dersini veriyor. Hayvan sevgisi, pasaport, vize, milliyet tanımaz; tıpkı insanlık gibi, sınırları aşar. Onlar, Akbük’ün dört bir yanında, bu topraklarda bir yuva bulmuş, gönüllerini bu canlara açmış; ‘insan insandır’ felsefesini eyleme döken gerçek elçiler. Kendi vatanlarından uzakta, başka bir vatanın canlarına kucak açmaları, hepimize örnek teşkil etmeli. Gönüllü ekibin kavurucu sıcaklara rağmen gösterdiği özverili çalışmalar, takdire şayan. 

Akbük'te yaz sıcağında gönüllülerin desteklediği sokak köpekleri ve can dostlar

Köpeklerin kendileriyle etkileşimden ve yürüyüşlerden keyif alması, minik mutluluk anları yaratsa da, bu durum genel tablonun acımasızlığını ne yazık ki değiştirmiyor. Akbük’teki hayvan barınağında yüzlerce can, belki de hayatında ilk kez gerçek bir yuvaya kavuşmanın umuduyla bekliyor. Her biri evlat edinilebilir durumda olmasa da, pek çok canın sıcak bir kucak ve sevgi dolu bir aileye hasret olduğunu unutmamalıyız.

Akbük'te gönüllülerin yardımıyla hayata tutunan sokak köpekleri ve can dostlar

Yerel Yönetim Ne Yapmalı?

Belediyelerimiz, bu evrensel sorumluluğun bilinciyle hareket etmeli. Geçmişte Didim Belediyesi’nin teraslardan köpek topladığı, hatta bazı canların yaşamlarına son verilerek gömüldüğü yönündeki iddialar, vicdanları kanatan kara lekeler olarak hafızalarımızda yer etmiştir. Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması için şeffaf, denetlenebilir ve hayvan haklarına saygılı bir yönetim anlayışı elzemdir. Sadece barınaklar inşa etmekle kalmayıp, bu canların rehabilitasyonu için modern merkezler kurmalı. 

Akbük'te yaz sıcağında yaşam mücadelesi veren mahzun sokak köpekleri.

Kısırlaştırma ve aşı programlarını aralıksız sürdürmeli, böylece kontrolsüz üremenin önüne geçmeliyiz. Ayrıca, halkı bilinçlendirmeye yönelik etkili kampanyalar düzenlemeli, hayvan hakları konusunda eğitimler vermeli ve hayvanlara kötü muamele edenlere karşı yasal yaptırımları kararlılıkla uygulamalıdır. Unutmayalım ki, bir şehrin medeniyet seviyesi, sokak hayvanlarına gösterdiği muameleyle ölçülür. Bu canlara yapılan yatırım, aslında kendi ruhumuza yaptığımız yatırımdır. Candostlarımız yoksa biz hep eksiğiz, bu eksikliği gidermek hepimizin görevi.

Akbük'te yaz sıcağında yaşam mücadelesi veren sokak köpekleri ve gönüllüler.

Halk Olarak Ne Yapabiliriz?

Sorumluluk sadece yerel yönetimlerin omuzlarında değil, her bir bireyin vicdanındadır. Bir cana yuva açmak, belki de ona hayatının en büyük armağanını sunmaktır. Evlat edinme imkanımız yoksa bile, geçici yuva olarak kapılarımızı açabilir, barınaklara gönüllü destek sağlayabilir veya mama/ilaç gibi ihtiyaçları karşılayabiliriz. 

Akbük'te yaz sıcağında yaşam mücadelesi veren sokak köpekleri ve gönüllüler.

Coda Care of Didim Animals gibi sivil toplum örgütlerine destek olmak, onların sesine kulak vermek de son derece kıymetli. Unutmayalım ki, hayvan sevgisi, insanlık zincirinin en güçlü halkalarından biridir.