Akbük’e Yakın Latmos’ta Yeni Bir Mucize Ortaya Çıktı: Latmos Taşkıranı

Muğla ve Aydın arasındaki Latmos Dağları’nda, dünyada sadece burada yaşayan yeni bir taşkıran türü keşfedildi. Ancak madencilik faaliyetleri, bu eşsiz bitkiyi kritik şekilde tehdit ediyor.

Muğla ve Aydın arasında yer alan, doğal güzellikleriyle bilinen Latmos Dağları’nda, bilim dünyası için yepyeni bir taşkıran türü keşfedildi. “Latmos Taşkıranı” adı verilen bu eşsiz bitki, yapılan araştırmalara göre dünyada sadece Latmos’un belirli bölgelerinde yaşamını sürdürüyor olsa da, madencilik faaliyetleri nedeniyle şimdiden “kritik tehlikede” kategorisine alındı. Akbük halkı olarak, yanı başımızdaki bu doğal mirasın korunması hepimizin sorumluluğunda.

Latmos Dağları, binlerce yıllık kaya resimleri ve benzersiz jeolojik yapısıyla zaten dikkat çekerken, şimdi de eşsiz biyolojik çeşitliliğiyle bir kez daha gündeme geldi. Gölgeli granit kaya oyuklarında yetişen ve daha önce bilimsel olarak tanımlanmamış bir taşkıran türü, bölgenin doğal zenginliğini gözler önüne serdi. Yeni türe bilimsel olarak “Saxifraga alpsengulii”, Türkçe olarak ise yetiştiği coğrafyadan hareketle “Latmos Taşkıranı” adı verildi.

Muğla ve Aydın arasındaki Latmos Dağları'nda keşfedilen endemik Latmos Taşkıranı bitkisi

Keşfin Hikayesi: Bir Gözlemle Başlayan Bilimsel Yolculuk

Latmos Taşkıranı’nın keşif hikâyesi, 2023 yılında hekim ve amatör botanikçi Dr. Türker Şengül’ün dikkatli gözlemciliğiyle başladı. Dr. Şengül, Latmos’ta gerçekleştirdiği bir doğa gezisi sırasında, gölgeli bir granit kaya oyuğunda daha önce karşılaşmadığı bir bitki fark etti. Çektiği fotoğrafları Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ile Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile paylaşmasıyla, bilimsel süreç hız kazandı. İlk incelemelerde bitkinin Türkiye’de bilinen taşkıran türlerinden farklı olabileceği değerlendirildi. 2025 yılında yapılan detaylı arazi çalışmaları ve toplanan örneklerin yakın akraba türlerle karşılaştırılması sonucunda, bitkinin bilim dünyası için tamamen yeni bir tür olduğu kesinleşti.

Muğla Aydın sınırındaki Latmos Dağları'nda keşfedilen endemik Latmos Taşkıranı bitkisi.

Adını Keşfedenin Oğlundan Alan Endemik Bitki

Yeni türe, bitkiyi ilk fark eden Dr. Türker Şengül’ün oğlu Alp Şengül’e ithafen “Saxifraga alpsengulii” bilimsel adı verildi. Türün Türkçe adı ise yetiştiği bölgeye atfen “Latmos Taşkıranı” olarak belirlendi. Bu önemli bilimsel çalışma, Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile doktora öğrencisi Aşkın Öykü Çimen tarafından hazırlanırken, bitkinin bilimsel çizimleri bitki ressamı Hazelnas Varol tarafından gerçekleştirildi.

Latmos Dağları'nda keşfedilen Latmos Taşkıranı bitkisi, Aydın ve Muğla Akbük

Kayaların Arasında Parlayan Bir Güzellik

Latmos Taşkıranı’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, yetiştiği ortam ve çiçeklerinin büyüleyici renkleri. Bitki; nemli granit kaya çatlaklarında, gölgeli kaya oyuklarında ve küçük mağara girişlerinde yaşamını sürdürüyor. Çiçeklerinin rengi beyazdan parlak altın sarısına kadar değişirken, çiçeklerin alt yüzeylerinde pembe ve lila tonları görülebiliyor. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, bu eşsiz görüntüyü “karanlık kaya oyuklarındaki çiçekler, mağaranın dışından bakıldığında adeta parlıyormuş gibi görünüyor” sözleriyle betimliyor.

Muğla ve Aydın Latmos Dağları'nda keşfedilen endemik Latmos Taşkıranı bitkisi

Türkiye’nin 25. Taşkıranı ve Dünyadaki Tek Yaşam Alanı

Yaklaşık 490 türle temsil edilen Saxifraga cinsi içinde, Latmos’ta gerçekleştirilen bu yeni keşifle birlikte Türkiye’de bilinen taşkıran sayısı 25 taksona yükseldi. Bu türlerden 5’i Türkiye’ye özgü endemik bitkiler olsa da, Latmos Taşkıranı çok daha özel bir konuma sahip. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, yeni türün dünyada yalnızca Latmos Dağları’nda, Söke ve Bafa Gölü çevresinden Latmos’un iç kesimlerine uzanan oldukça sınırlı bir alanda yayılış gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu, onu küresel ölçekte eşsiz ve son derece kırılgan kılıyor.

Keşfedildi Ancak Şimdiden Kritik Tehlike Altında

Bilim dünyasına yeni kazandırılan Latmos Taşkıranı için sevindirici keşfin yanında, ne yazık ki ciddi bir tehlike de bulunuyor. Türün son derece dar bir alanda yaşaması ve habitatında meydana gelen bozulmalar nedeniyle “Kritik Tehlikede (CR)” kategorisinde değerlendirildiği bildirildi. Uzmanların dikkat çektiği en önemli tehditlerden biri ise Latmos bölgesindeki madencilik faaliyetleri. Yaşam alanlarının zarar görmesi, yalnızca Latmos Taşkıranı’nı değil, bölgedeki diğer endemik türleri ve Latmos’un benzersiz ekosistemini de doğrudan tehdit ediyor. Bu durum, doğal mirasımızın korunması konusunda ne kadar acil adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Aydın ve Muğla Latmos Dağları'nda keşfedilen endemik Latmos Taşkıranı bitkisi.

Latmos’un Kıymeti Bir Kez Daha Anlaşıldı: Doğal Mirasımız Tehlikede

Yeni türün keşfi, Latmos Dağları’nın yalnızca binlerce yıllık kaya resimleri, arkeolojik değerleri ve sıra dışı kaya oluşumlarıyla değil, aynı zamanda eşsiz biyolojik çeşitliliği açısından da korunması gereken özel bir coğrafya olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, bölgede yeni türlerin keşfedilmeye devam etmesinin Latmos’un biyolojik çeşitliliğinin henüz bütün yönleriyle ortaya çıkarılmadığını gösterdiğine dikkat çekiyor. Milyonlarca yılda şekillenen granit kayalarının arasında bugüne kadar bilim dünyasının tanımadığı bir çiçeğin yaşamını sürdürdüğünün ortaya çıkması, bölgenin taşıdığı doğal mirasın boyutunu gözler önüne sererken, bu mirasın madencilik gibi faaliyetlerle yok edilme riskini de beraberinde getiriyor. Akbük ve çevresinde yaşayanlar olarak, bu eşsiz güzelliği gelecek nesillere aktarmak için hepimizin üzerine düşeni yapması gerekiyor.

Yazar: Sabiha