Akbük’te Anayasal Haklar Çiğneniyor mu? Belediyeye Can Suyu Çağrısı!

Akbük’te Didim Belediyesi’nin özel mülklerdeki hukuksuz hayvan alımlarına Vedo’dan sert tepki. DIHADA’nın uyarılarıyla haklarımızı öğreniyor, canlarımızı koruyoruz.

Ah, Akbük… Sabahları penceremden süzülen Ege rüzgarıyla uyanmak, hele bir de martıların o özgür çığlıklarını duymak… Neşeli anlar bunlar. Ama bazen bu dinginliğin ardında öyle meseleler gizleniyor ki, insanın içindeki o eski hippi ruhu isyan ediyor. Hani derler ya, ‘dünyayı güzellik kurtaracak,’ ama bazen o güzelliği korumak için biraz da kükremek gerek. Benim Goa’da, Nepal’in o mistik sokaklarında gördüğüm hayvan sevgisi nerede, bu resmiyetsizlik nerede?

 

Şimdi efendim, Akbük’ün o huzurlu sokaklarında, maalesef bazı gölgeler dolaşıyor. Didim Belediyesi’nin Veterinerlik Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, özel mülklere fütursuzca girip, ‘resmiyet’ perdesi ardına saklanarak, canlarımızı alıp götürmeye kalkışıyorlarmış. Hem de ne belge var, ne kural! Bu nasıl bir cüret, bu nasıl bir keyfiyet? Hani Anayasa denen bir şey vardı, hani özel mülkiyet dokunulmazlığı diye bir hak? Benim Nepal’in o kadim bilge rahiplerinden öğrendiğim bir şey varsa, o da her canlının yaşam hakkına ve her bireyin özel alanına duyulan saygıdır. Bu mesele, sadece dört patili dostlarımızın değil, bizlerin, yani insan olmanın, vatandaş olmanın da meselesidir. Didim Hayvanları & Doğayı Koruma Derneği (DIHAD) sağ olsun, bu hukuksuzluğa karşı bizleri uyarıyor, haklarımızı hatırlatıyor. Onlara bin kere teşekkür borçluyuz, zira bu vurdumduymazlığa dur demek boynumuzun borcu.

Yerel Yönetim Ne Yapmalı?

Şimdi sevgili belediye yetkilileri, hani derler ya ‘dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendi kapının önünü süpür.’ Sizden ricamız, bu keyfi uygulamalara bir son vermeniz. Öncelikle, ekiplerinize anayasal haklar, özel mülkiyet dokunulmazlığı ve hayvan refahı konularında derhal ‘bilinç tazeleme’ seansları düzenleyin. Sonra, her bir operasyonunuzda, dünyada e görmediğim bir şeffaflıkla, elinizde yasal bir belge, bir mahkeme kararı, bir savcılık izni bulundurun. Öyle ‘ben yaptım oldu’ devri, benim gençliğimde bile kalmadı. Akbük, kabile devleti değil, hukuk devletinin bir parçasıdır. Bu tür şikayetleri ciddiyetle ele alın, sorumluları tespit edin ve gereğini yapın. Unutmayın, halkın güvenini kazanmak, makam koltuklarından daha değerlidir. Biz burada, evrensel sevgi ve saygı temelinde bir yaşam kurmaya çalışırken, sizden de bu ruha uygun hareket etmenizi bekliyoruz.

Akbük'te sokak hayvanları ve yaşam hakkı için Akbük Belediyesi çağrısı.

Halk Olarak Ne Yapabiliriz?

Şimdi gelelim bizlere, yani Akbük’ün vicdanlı, duyarlı insanlarına. Hani o eski Kaymandu’daki bilge dostlarım derdi ki, ‘karanlığa lanet okumak yerine bir mum yak.’ İşte tam da bu noktadayız. Eğer kapınıza dayanır, hakkınızı çiğnemeye kalkarlarsa, sakın susmayın, sindirmeyin! Öncelikle, benim gençliğimde kasetler vardı, şimdi ise cep telefonları. O anı, o hukuksuzluğu anbean kaydedin, belgeleyin. Video çekerken, ‘Bu yaptığınızı kayıt altına alıyorum!’ diye yüksek sesle belirtmek, delilinizin gücünü artırır, unutmayın. Sonra da bu delillerle birlikte ilgili mercilere, savcılığa, kaymakamlığa, nereye gerekiyorsa şikayette bulunun. Didim Hayvanları & Doğayı Koruma Derneği (DIHADA) gibi değerli sivil toplum kuruluşları, bu süreçte sizlere yol gösterecektir. Onların çabaları olmasa, kim bilir daha ne hukuksuzluklar yaşanır? Unutmayın, bizim sessizliğimiz, haksızlığa davetiye çıkarır. Bizler, bu evrenin bir parçasıyız, her canlının yaşam hakkına saygı duymak, özel mülkiyetimize sahip çıkmak, hem yasal hem de insani görevimizdir. Birlikte hareket ettikçe, Akbük’ün enerjisi, bu tür gölgeleri dağıtacak ve huzur yeniden hüküm sürecektir.