Akbük’ten Didim’e Türkü Köprüsü: Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu Sahnedeydi!

Didim’de Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu konserinde yaşanan su matara yasağı Akbük halkının tepkisini çekti. Yerel yönetimler, ticari kaygıları mı yoksa vatandaşın hakkını mı gözetiyor?

Didim Belediyesi’nin düzenlediği halk konserinde Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu, türkülerin birleştirici gücüyle binlerce kişiyi ağırlarken, Akbük halkının coşkusuna gölge düşüren ve sanatın ruhuyla çelişen güvenlik uygulamaları tartışma yarattı.

Didim Akbük konserinde Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu sahnede.

Geçtiğimiz günlerde Didim’de gerçekleşen, Türk Halk Müziği’nin usta isimleri Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu’yu aynı sahnede buluşturan konser, büyük ilgi gördü. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen bu kültürel buluşma, türkülerin devrimci ve birleştirici ruhunu binlerce kişiye taşırken, Akbük sakinleri de etkinliğe yoğun katılım gösterdi. Ancak konserin ardında, halkın temel ihtiyaçlarına ve insan haklarına yönelik uygulanan bazı tutumlar, sanatın özgürleştirici ruhuyla tezat oluşturdu.

Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu Didim Akbük halk konserinde sahnede.

Türkülerin Birleştirici Gücü ve Akbük’ün Kültürel Açlığı

Didim’in kültürel yaşamına renk katan bu tür etkinlikler, Akbük gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlar için büyük önem taşıyor. Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu’nun sahnedeki duruşu, söyledikleri türkülerle adeta toplumsal bir vicdanın sesi oldu. Konsere katılanlar, türkülerin ortak ezgilerinde dayanışma ve paylaşım ruhunu hissettiklerini belirtti. Ne var ki, Akbük halkının kültürel etkinliklere olan bu güçlü ilgisine rağmen, bölgedeki sanatsal faaliyetlerin sıklığı, ulaşım imkanları ve eşit erişim konularında hala ciddi eksiklikler yaşanıyor.

Didim Akbük'te Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu halk konseri verdi.

Güvenlik Mi, Ticaret Mi? Konserdeki Şaşırtan Matara Yasağı

Konserin en dikkat çeken ve eleştirilere neden olan yönü, özel güvenlik görevlilerinin anfi tiyatro girişinde sergilediği tutum oldu. 78 yaşında, hasta bir müzikseverin, hayranı olduğu Sabahat Akkiraz’ı dinlemeye gelirken elindeki su matarasının içeri alınmaması, büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Güvenlik görevlileri, bu yasağa “talimat” diyerek mantıklı bir açıklama getiremezken, sahneye bir şey atılmasından endişe ediliyorsa içeride pet şişe su satışının da olmaması gerektiği gerçeğini göz ardı ettiler. Zira pet şişelerin atılması çok daha kolay ve yaygın bir durumdur. Yoğun ısrarlara rağmen matara kabul edilmeyince, vatandaş markalı su matarasını girişte bir ağacın dibine bırakmak zorunda kaldı ve konser çıkışında yerinde bulamadı. Bu durum, “üç beş kuruşluk su ticareti uğruna insanlık dışı bir uygulama” olarak nitelendirildi. Empatiden yoksun, görevini ne amaçla yaptığını bilmeyen bu tutum, sanatın ve müziğin birleştirici ruhuna gölge düşürdü. Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu gibi devrimci sanatçıların konserinde, böylesi ticari kaygıların ön plana çıkması, sanatın toplumsal rolüyle çelişmektedir.

Didim Akbük'te Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu halk konseri verdi.

Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu ve Akbük Halkının Çağrısı

Didim Belediyesi’nin bu tür kültürel etkinlikleri düzenlemesi takdire şayan olsa da, yerel yönetimlerin sorumluluğu sadece büyük isimleri ağırlamakla sınırlı kalmamalıdır. Tüm vatandaşların sanata eşit ve insani koşullarda erişimini sağlamak, temel bir görevdir. 

Sabahat Akkiraz ve Hüseyin Uğurlu Didim Akbük halk konserinde sahnede.

Akbük halkı, kendi bölgelerinde daha fazla kültürel etkinlik ve sanatsal üretim alanı görmekle kalmayıp, bu etkinliklerin ticari kaygılardan arındırılmış, insan odaklı bir anlayışla düzenlenmesini talep ediyor. Konserde yaşanan matara krizi, belediyelerin kültürel stratejilerini gözden geçirmesi ve halkın rahatını her şeyin üzerinde tutması gerektiğinin acı bir göstergesidir.

Yazar: Sabiha