Latmos Kül Altında mı Kalacak? Batı Kipaş’ın Yeni Depolama Planı Ne Anlama Geliyor?

Beşparmak Dağları’nın (Latmos) eşsiz doğası, Batı Kipaş’ın kâğıt fabrikasından çıkan tonlarca yakıcı külün tehdidi altında; fıstık çamı ve zeytin ağaçlarıyla bezeli bu cennet, köylülerin tüm itirazlarına rağmen sermayenin maliyet hesabına kurban edilmek isteniyor.

Aydın ve Muğla sınırları arasında yükselen, antik çağdaki adıyla Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları bir kez daha büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bölgede peş peşe başlattığı çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine, Kipaş Holding bünyesindeki Batı Kipaş’ın başvurusu eklendi. Şirket, Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sofular Mahallesi sınırlarında, tapu kayıtlarında doğrudan “fıstık çamlığı” olarak tescilli 222 bin metrekarelik orman alanına “kül düzenli depolama tesisi” kurmak için resmi başvurusunu yaptı.

Sermayenin Taşıma Maliyeti Doğaya Kesiliyor

Batı Kipaş’a ait kâğıt fabrikası ve enerji santralinden her gün tam 384 ton uçucu kül ve dip külü çıkıyor. Şirket, bugüne kadar bu tehlikeli atıkları yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki OYAK Çimento tesisine taşıyordu. Ancak artan lojistik ve taşıma maliyetlerini gerekçe gösteren holding, faturayı doğaya kesmeye karar verdi. Sırf nakliye masrafından kaçınmak amacıyla planlanan bu yeni tesisin maksimum depolama kapasitesi ise dudak uçuklatıyor: Tam 2 milyon 626 bin metreküp! Gözünü kâr hırsı bürümüş olan Kipaş Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı koltuğunda oturan Mehmet Hanefi Öksüz ve ekibi, Akbük’ün yanı başındaki bu ekolojik yıkımı meşrulaştırmaya çalışıyor.

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Beşparmak Dağları doğal peyzajı ve çevre tehdidi

Fıstık Çamları ve Zeytinlikler Kül Altında Kalacak

Projenin hayata geçirilmek istendiği bölge, sadece bir orman alanı değil, aynı zamanda uluslararası ölçekte “önemli doğa alanı” statüsünde. Yaşam savunucuları ve bölge halkı, bu tesisin bölgedeki tarımı ve su kaynaklarını tamamen bitireceğini vurguluyor. Gazeteci olarak her zaman halkın çıkarlarını savunma sorumluluğumla belirtmeliyim ki; fıstık çamı ve zeytin ağaçları bu zehirli tozun altında nefessiz kalacak. Bölgenin can damarı olan su yatakları, kimyasal atıklarla kirlenme riskiyle karşı karşıya.

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Beşparmak Dağları kül depolama alanı tehdidi altında.

“Bir Kişi Kazansın Diye Tüm Coğrafya Kaybedecek”

Bölge halkından Selahattin Aydın, sürecin vahametini şu sözlerle özetliyor: “Şirket bu külü daha önce ovanın ortasına, sulak alana dökmüştü. Cezalar kesildi ama durmadılar. Şimdi de pek çok kimyevi atığın olduğu bu külü 20’ye yakın köyün ortasına, zeytin ve fıstık çamlarının üstüne dökmek istiyorlar. 

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Beşparmak Dağları ve kül depolama tehdidi.

Bu kül, fabrikadan çıktığı anda bile yanmaya devam eden, sönmeyen bir atık. Suyun olduğu vadiye dökülmesi demek, tüm bölgenin suyunun yok olması demektir. Bir patron daha çok kâr edecek diye binlerce insanı gözden çıkarıyorlar.”

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Beşparmak Dağları yeşil doğası.

Halkın Katılımı Toplantısı 5 Ağustos’ta

Daha önce köylülerin ve yaşam savunucularının kararlı duruşuyla geri çekilmek zorunda kalan şirket, şimdi yeniden şansını deniyor. Projenin kaderini belirleyecek olan ÇED süreci kapsamındaki “Halkın Katılımı Toplantısı” 5 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek.

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Beşparmak Dağları ve Batı Kipaş kül depolama alanı tehdidi.

 Akbük halkı ve tüm çevre dostları, Latmos’un bu vahşi madencilik ve depolama projeleriyle yok edilmesine karşı tek yürek olmaya hazırlanıyor. Biz de bu sürecin ve doğayı hiçe sayan sermaye gruplarının sonuna kadar takipçisi olacağız.