Latmos’un 8 Bin Yıllık Çığlığını Akbük’ten Duyabiliyor muyuz?

8 bin yıllık insanlık hafızasının kazındığı Latmos (Beşparmak) Dağları, maden ocaklarının vahşi iştahı, kontrolsüz turizm ve sosyal medya çılgınlığı kıskacında can çekişirken, yanı başımızdaki bu kadim mirası korumak için artık bilgece bir uyanışın tam zamanı.

70 yıllık ömrümün gençlik yıllarında, Goa sahillerinde dolunayı selamlarken de sırt çantamla Asya’nın mistik patikalarını aşındırırken de evrenin muazzam bir hafızası olduğunu bilirdim. Son on yıldır sığındığım Akbük’ün o eşsiz doğası, bana bu evrensel enerjinin Anadolu’daki en görkemli yansımasını fısıldıyor: Latmos, yani Beşparmak Dağları. Ancak bugünlerde bu kadim dağların bağrından yükselen çığlık, Akbük sahillerine kadar ulaşıyor. Cilalı Taş Devri’nden bu yana insanlığın kutsal kabul ettiği, üzerine aşkı, aileyi ve doğayı nakşettiği o canım kaya resimleri, ne yazık ki modern çağın vandallığı ve sanayi hırsıyla un ufak edilmek üzere.

Aydın Didim Akbük körfezi manzarası ve gerisinde uzanan Latmos Beşparmak Dağları

Kadim Duvarları Tuvale Çeviren Cehalet

Ecosystem Protection and Nature Lovers Association (EKODOSD) tarafından yapılan son açıklamalar, içimizdeki o eski hippinin barışçıl ruhunu bile isyan ettirecek cinsten. Milas’ın Gölyaka Mahallesi yakınlarındaki Kerdemelik kaya resmi, kimliği belirsiz kişilerce resmen modern bir karalama tahtasına dönüştürülmüş. Üstelik bu cehalet sadece sprey boyalarla da sınırlı değil; bazı ziyaretçiler, resimler fotoğraflarda daha net çıksın diye üzerlerine ıslak mendil sürüyor, yağlı maddelerle antik boyaları tahrip ediyor. Sosyal medyanın o sahte parıltısı uğruna, konum paylaşarak bu hassas arkeolojik alanları korumasız bir güruhun önüne atan dijital göçebeler de cabası. Bafa Gölü çevresindeki bu eşsiz ekosistem, aynı zamanda maden ocaklarının ve plansız rüzgar enerjisi projelerinin tehdidi altında. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yöneticisi arkeolog Nezih Başgelen’in de belirttiği gibi, hektarlarca tarihi ve doğal varlığımız geri dönüşü olmayan bir yıkımın eşiğinde.

Aydın Didim Akbük körfezi manzarası ve arkasında uzanan tarihi Latmos Dağları.

Yerel Yönetim Ne Yapmalı?

Belediyelerimiz ve yerel idari birimlerimiz, bu konuyu sadece turizm potansiyeli olarak görmekten vazgeçmeli ve acilen koruma odaklı eylem planlarını devreye sokmalıdır. Latmos bölgesindeki hassas arkeolojik alanların koordinatları dijital haritalardan ve kontrolsüz tanıtım mecralarından arındırılmalıdır. Bölgeye girişler, tıpkı dünyadaki başarılı örneklerinde olduğu gibi, sınırlandırılmalı ve profesyonel yerel rehberler eşliğinde kontrollü turlarla sağlanmalıdır. Maden ruhsatları ve rüzgar enerjisi projeleri arkeolojik sit alanlarının sınırlarından tamamen uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca, en hassas kaya resimlerinin aslına uygun replikaları yapılarak ziyaretçilere açık alanlarda sergilenmeli, orijinal alanlar ise yüksek güvenlikli izleme sistemleriyle donatılmalıdır.

Akbük sahili ve arkasında yükselen tarihi Latmos Beşparmak Dağları manzarası

Halk Olarak Ne Yapabiliriz?

Biz sivil toplum gönüllüleri ve doğaseverler olarak, keşfetme arzumuzu tüketim çılgınlığına dönüştürmemeliyiz. Sosyal medyada beğeni toplamak uğruna Latmos’un gizli kalmış noktalarının tam konumlarını paylaşmayı durdurmalıyız. Sivil toplum örgütlerimizle, özellikle EKODOSD gibi yerel mücadele veren derneklerle omuz omuza vererek lobi faaliyetlerimizi güçlendirmeliyiz. Rehbersiz ve denetimsiz turlara katılmamalı, bu turları düzenleyenleri uyarmalıyız. Unutmayalım ki doğaya ve tarihe saygı duymayan bir insanlık, kökleri kurumuş bir ağaçtan farksızdır. Latmos’un 8 bin yıllık bilgeliğini korumak, sadece geçmişe değil, geleceğe olan borcumuzdur.

Akbük doğası ve arkada yükselen kadim Latmos Beşparmak Dağları manzarası

Yazar: Vedo