Akbük’te Altyapı İflas Etti: Sırayla Patlayan Kanalizasyon Hattı Halkı İsyan Ettirdi

Akbük sahilinde kanalizasyon sızıntısı krizi! Gülkent’ten sonra Kerem Sahil de lağıma teslim oldu. Halk sağlığı tehlikede, yetkililer sessiz. Detaylar haberimizde.

Akbük’ün eşsiz sahilleri, yerel yönetimlerin ihmalkarlığı ve çöken altyapı nedeniyle adeta bir çevre felaketine sahne oluyor. Gülkent mevkii sakinlerinin henüz yaraları sarılmamışken, şimdi de Kerem Sahil bölgesinde patlak veren kanalizasyon sızıntısı, Akbük halkını ve tatilcileri isyan noktasına getirdi.

Akbük’te kronikleşen altyapı sorunları, artık bir halk sağlığı krizine dönüşmüş durumda. Daha önce Gülkent sitesi önünde yaşanan ve günlerce çözülemeyen kanalizasyon patlamasının bir benzeri, şimdi Kerem Sahil bölgesinde yaşanıyor. Denize doğrudan akan atık sular, bölgedeki ekosistemi katlederken; yayılan ağır koku Akbük sakinlerinin yaşam kalitesini hiçe sayıyor.

Didim Akbük sahilinde patlayan kanalizasyon hattı ve altyapı sorunu

Domino Etkisi: Sırayla Patlayan Altyapı

Gazeteci kimliğimle sahadan edindiğim bilgiler, bu kirliliğin münferit bir kaza değil, sistemli bir ihmalin sonucu olduğunu gösteriyor. Gülkent’te yaşanan felaketin ardından Kerem Sahil’in de lağıma teslim olması, Akbük’teki altyapının domino taşları gibi birer birer çöktüğünü kanıtlıyor. Bölge halkı, altyapının mevcut yapılaşma yükünü kaldıramadığını haykırırken, sermaye gruplarının yeni inşaat hırsı bu çöküşü hızlandırıyor.

Yetki Karmaşası ve Bürokratik Sessizlik

Vatandaşlar, denize akan lağım suları karşısında muhatap bulamamaktan şikayetçi. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Didim Belediyesi arasındaki yetki sınırları, sorunun çözümünde bir kalkan olarak mı kullanılıyor? Akbük halkı, vergilerini ödediği kurumların sorumluluk almasını beklerken; biz gazeteciler de soruyoruz: Bu rezaletin durması için Akbük’ün tamamen yaşanılamaz hale gelmesi mi gerekiyor? Hükümet ve yerel yönetimlerin bu vurdumduymazlığı, halkın sağlığını sermayenin çıkarlarına kurban etmektir.

Halk Sağlığı Tehlikede: Salgın Kapıda mı?

Kirliliğin boyutları sadece görsel ve kokusal bir rahatsızlıkla sınırlı değil. Bölgeden gelen ishal ve yüksek ateş vakalarındaki artış, biyolojik bir tehlikenin sinyallerini veriyor. Çocukların ve yaşlıların en çok etkilendiği bu durum karşısında sağlık yetkililerinin sessiz kalması kabul edilemez. Arıtma tesislerinin yetersizliği ve denize kontrolsüzce boşaltılan atıklar, Akbük’ü bir hastalık merkezine dönüştürme riski taşıyor.

Sabiha’nın Notu: Doğa ve Halk Sağlığı Satılık Değildir

Cumhuriyetin bir gazetecisi olarak hatırlatmak isterim ki; bir kentin altyapısı, o kentin onurudur. Akbük’ün doğasını ve insanını, liyakatsiz yönetimlerin ve kontrolsüz yapılaşmanın insafına bırakmayacağız. Gülkent patladı, Kerem Sahil patladı; sırada neresi var? Yetkilileri acilen göreve, halkı ise haklarını aramaya davet ediyoruz.