Sabancı’nın ‘Yeşil’ Maskesi: Ege’de Talan, Antalya’da Sponsorluk

Sabancı Holding’in COP31 partnerliği ve Ege’deki (Kazdağları, Latmos, Muğla) doğa kıyımı projeleri arasındaki büyük çelişkiyi mercek altına alıyoruz.

İklim zirvesinin partneri olan Sabancı Holding, Ege’nin akciğerlerini enerji projeleriyle hedef alırken, bir yandan da ‘yeşil dönüşüm’ mesajları veriyor. Akbük ve çevresindeki yaşam alanlarını tehdit eden bu projeler, ‘çevreci’ maskesinin ardındaki gerçeği gözler önüne seriyor.

Cumhuriyetin ilk kadın gazetecisi olarak, sermayenin doğayı kendi sahasına çevirme hamlelerini her zaman şüpheyle karşıladım. Bugün de durum farklı değil. Sabancı Holding, Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP31) “Elektrifikasyon Partneri” olarak boy göstermeye hazırlanıyor. Ancak holdingin iştiraki Enerjisa’nın Ege genelindeki uygulamaları, bu ‘sürdürülebilirlik’ söylemleriyle taban tabana zıt bir tablo çiziyor.

Article Image

Kazdağları Ekosistemine Ağır Darbe

Sabancı’ya bağlı Enerjisa’nın Çanakkale ve Balıkesir sınırlarında hayata geçirdiği Ihlamur Rüzgâr Enerji Santralı (RES), Kazdağları’nın eşsiz ekosistemini hedef alıyor. Proje kapsamında meşe, kayın ve karaçamların bulunduğu bölgede tam 14 bin 29 ağacın kesilmesi öngörüldü. Su koruma alanları ve tarım arazilerinin üzerine kurulan bu santraller, bölge halkının ve yaşam savunucularının tüm itirazlarına rağmen sermayenin gücüyle ilerletilmek isteniyor.

Article Image

Çeşme’de Halkın Katılımı Engellendi

İzmir Çeşme’de de manzara değişmiyor. Mevcut RES’lere ek olarak planlanan güneş paneli projeleri, Çevre Bakanlığı’ndan ‘ÇED olumlu’ kararı alsa da halkın sert tepkisiyle karşılaştı. Yaşam savunucuları, bölge halkının itirazlarının yok sayıldığını vurgularken, planlanan halkın katılımı toplantıları halkın direnci sayesinde gerçekleştirilemedi. Sermaye, halkın istemediği yatırımı ‘yeşil enerji’ adı altında dayatmaya devam ediyor.

Latmos: 8 Bin Yıllık Tarih ve Doğa Tehdit Altında

Aydın ve Muğla sınırlarındaki Latmos Dağları, 8 bin yıllık kaya resimleriyle insanlık mirasının bir parçası. Ancak Enerjisa’nın RES projeleri bu mirası da tanımıyor. Mahkemenin daha önce iptal ettiği ÇED kararlarına rağmen şirket, yeni süreçler başlatarak bölgedeki ağaç varlığını ve ekosistemi tehdit etmeyi sürdürüyor. Acele kamulaştırma kararlarıyla köylünün toprağına el konulurken, 7 bin 827 ağacın daha kesilmesi planlanıyor.

Muğla’da 15 Bine Yakın Ağaç Kesildi

Muğla’daki Gaia RES projesi, holdingin söylemleriyle eylemleri arasındaki en büyük uçurumu oluşturuyor. Flora ve kuş göç yolları üzerine yapılan yetersiz çalışmalar nedeniyle Danıştay’ın iptal ettiği projede, şirket hukuk sürecini beklemeden sahadaki 20 türbinin kurulumunu tamamladı. Bu süreçte tam 14 bin 945 ağaç kesildi. Sabancı CEO’su Kıvanç Zaimler’in COP31’i ‘uygulamalarını göstermek için bir fırsat’ olarak görmesi, kesilen on binlerce ağacın gölgesinde trajikomik bir ifade olarak kalıyor.

Sonuç olarak; Akbük halkı ve tüm Ege sakinleri bilmelidir ki, bir şirketin zirvelere sponsor olması onu doğa dostu yapmaz. Asıl çevrecilik, Kazdağları’ndan Latmos’a kadar uzanan o kadim ağaçları korumaktır. Sabiha olarak sormaya devam edeceğiz: Kestiğiniz ağaçların gölgesinde hangi iklim krizini çözeceksiniz?