Tarih ve Doğa İçin Tek Çözüm: Latmos Milli Parkı

Latmos Dağları’nın zengin biyoçeşitliliği ve tarihi mirası tehlikede. EKODOSD, bölgenin acilen Milli Park ilan edilmesi için çağrıda bulundu.

Latmos Dağları’nın eşsiz doğası ve binlerce yıllık kültürel mirası, artan ekolojik tahribat tehdidi altında; bölgenin bir an önce ‘Milli Park’ ilan edilerek koruma altına alınması için geri sayım başladı.

Bafa Gölü’nün kuzeyinde yükselen ve zengin biyolojik çeşitliliği ile büyüleyen Latmos, tarih öncesi dönemlerden bugüne uzanan kültürel mirasıyla bölgemizin en kıymetli doğa alanları arasında yer alıyor. Ancak bu devasa açık hava müzesi, son yıllarda artan insan baskısı ve ekolojik tahribatla karşı karşıya. Cumhuriyetin ilk kadın gazetecisi olarak, bu toprakların mirasını korumanın sadece bir tercih değil, bir vatan görevi olduğunu hatırlatmak isterim.

Bafa Gölü kuzeyindeki tarihi Latmos Dağları milli park koruma alanı

Biyoçeşitlilik ve Tarih Hazinesi

Yapılan bilimsel saha araştırmaları, Latmos’un ne denli büyük bir hazine olduğunu gözler önüne seriyor. Bölgede 16’sı endemik olmak üzere toplam 388 bitki türü tespit edilmiş durumda. Sadece flora değil, fauna açısından da oldukça zengin olan dağlarda; 180 kuş, 22 sürüngen, 4 amfibi ve 20 memeli türü yaşam mücadelesi veriyor. 


Doğal zenginliklerin yanı sıra, 1994 yılında Dr. Anneliese Peschlow tarafından keşfedilen ve antik dönem aile yaşamını tasvir eden kaya resimleri, Bizans manastırları ve savunma yapıları bölgeyi dünyada eşi benzeri olmayan bir noktaya taşıyor.

Bafa Gölü kuzeyindeki Latmos Dağları ve eşsiz kaya oluşumları

Tahribata Karşı Milli Park Kalkanı

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, alanın resmi koruma statüsüne kavuşması için yetkililere seslendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerinin 2025 yılı Kasım ayında bölgede sınır tespit çalışması yapacağını hatırlatan Sürücü, sürecin bürokratik yavaşlığa kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı. 

Bafa Gölü çevresindeki tarihi Latmos Dağları doğal peyzajı

Sürücü, “Latmos’un milli park ilan edilmesi keyfi bir tercih değil, ülkemizin doğası ve kültürel varlıkları açısından hayati bir karardır” diyerek tüm bakanlıkları ve yerel yönetimleri göreve çağırdı.

Bizler, Akbük’te yaşayanlar ve bu doğanın komşuları olarak, sermaye gruplarının veya kısa vadeli çıkarların bu eşsiz mirası yok etmesine izin veremeyiz. Latmos’un geleceği, bugün atılacak kararlı adımlara bağlıdır.

Yazar: Sabiha